Hızlı Okuma Nedir?

Okuma esnasında, göz metin üzerinde soldan sağa doğru kayar; her kelime üzerinde duraklar. Bu duraklamalar esnasında, aynı bir fotoğraf makinesi gibi, gördüğü kelimenin resmini çekip beyne gönderir; beyin de daha önceden öğrenmiş olduğu bu sembolleri deşifre eder, bir araya getirir ve fikre ulaşır.

Hızlı Okuma tekniği, çeşitli göz egzersizleri vasıtasıyla, göz algılama kapasitesini ve duraklama esnasında gözün okuma alanını geliştirme temeline dayanmaktadır. Eğitim neticesinde, okuma ve anlama hızları iki-üç kat oranında yükselir.

Hızlı Okuma tekniği metnin sadece belirli bölümlerine bakarak uygulanan bir göz gezdirme ya da çapraz okuma yöntemi değildir. Metnin tümünü, daha doğru bir odaklanma ve daha hızlı bir algılama ile okumaktır.

Hızlı Okuma Ne Zaman Ortaya Çıkmıştır?

Dünya Savaşı sıralarında Luftwafe (Alman Hava Kuvvetleri) Alman Hava Kuvvetleri’nin uçakları İngiltere’yi bombalıyordu, İngiltere’deki askerler, gece gündüz gözleri gökyüzünde, Alman uçaklarını takip eder, gördükleri uçakların dost mu düşman mı olduklarını anlamaya çalışırlardı. Uçaklardaki düşman işaretlerini görür görmez de sirenlere basar, halkın sığınaklara koşmasını sağlarlardı. Kimi zaman yanlış alarmlar halkı korkuturken, kimi zaman da fark edilemeyen düşman uçakları, sivil halkın üzerine bombaların düşmesine neden oluyordu.

Ohio Üniversitesi’nden Dr. Renshaw’ın geliştirdiği ‘takistoskop’ aletiyle subaylar talim edildi. Göz algılama hızını geliştiren bu aletin merceği, saniyenin 25, 50’si ve 100’ü hızlarda resim ve şekiller gösteriyordu. İlk başta, hiçbir şey algılayamayan subaylar, zamanla resim ve şekilleri çok net bir şekilde görmeye başladılar.

Nasıl, egzersiz sonucu bir atletin bacak kasları gelişiyor ve daha hızlı koşabiliyor ise, aynı mantıkla göz algılama kapasitesinin de artabildiği ortaya çıktı. Savaş sonrası, teknik ABD’de okumaya uyarlandı. Resim yerine, kelimelerle yapılan takistoskop çalışmaları ile beynin kelimeleri hızlı bir şekilde algılaması ve neticesinde hızlı okuması sağlandı.

NOT: Bu icat sayesinde askerler, büyük bir ekran üzerinde yanıp sönen işaretleri takip ederek dost ve düşman uçakları çok daha hızlı ve doğru bir şekilde görmeye başlamışlardı. Bilim dünyasına kazandırılan bu icadı eğitimciler, “daha başka nerede kullanabiliriz” diye düşündüklerinde akıllı okuma tekniklerinin temellerini atmış oldular. 1950’li yıllarda takistostop, eğitimciler tarafından kullanılmaya başlandı. Takistostop sayesinde katılımcılara göz egzersizleri yaptırıldı ve bu kişilerin göz esnekliği artırıldı.

Ahmet Akay AZAK
Eğitimci & Yazar

Menü
error: Content is protected !!